'Around', 'Over' ve 'Along' Kullanılan Edatlı Fiiller İçinde Düşme veya Taşma (Over) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Around', 'Over' ve 'Along' Kullanılan Edatlı Fiiller' içinde 'Düşme veya Taşma (Over)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /bɔɪl ˈoʊ.vər/
(phrasal verb) taşmak, kaynayıp taşmak, patlamak
Örnek:
The milk started to boil over when I wasn't watching.
Ben bakmazken süt taşmaya başladı.
/brɪm ˈoʊvər/
(phrasal verb) ağzına kadar dolmak, taşmak
Örnek:
The cup was brimming over with hot tea.
Fincan sıcak çayla ağzına kadar doluydu.
/ˈbʌb.əl ˌoʊ.vər/
(phrasal verb) dolup taşmak, taşmak
Örnek:
She was bubbling over with excitement about her new job.
Yeni işi hakkında heyecanla dolup taşıyordu.
/fɔːl ˈoʊvər/
(phrasal verb) düşmek, devrilmek, başarısız olmak
Örnek:
Be careful not to fall over on the icy path.
Buzlu yolda düşmemeye dikkat et.
/nɑːk ˈoʊ.vər/
(phrasal verb) devirmek, yıkmak, soymak
Örnek:
Be careful not to knock over the vase.
Vazoyu devirmemeye dikkat et.
/ˈpʊʃˌoʊ.vər/
(noun) pısırık, kolayca kandırılabilen kişi;
(phrasal verb) devirmek, yıkmak
Örnek:
Don't be such a push over; stand up for yourself!
Bu kadar pısırık olma; kendine sahip çık!
/rʌn ˈoʊvər/
(phrasal verb) ezmek, üstünden geçmek, uzamak
Örnek:
The car accidentally ran over a squirrel.
Araba yanlışlıkla bir sincabı ezdi.
/spɪl ˈoʊ.vər/
(phrasal verb) sıçramak, yayılmak, taşmak
Örnek:
The conflict in the region could spill over into neighboring countries.
Bölgedeki çatışma komşu ülkelere sıçrayabilir.
/tɜːrn ˈoʊvər/
(phrasal verb) çevirmek, devrilmek, devretmek
Örnek:
Please turn over the page and continue reading.
Lütfen sayfayı çevir ve okumaya devam et.