Zaman İçinde Doğru zaman Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Zaman' içinde 'Doğru zaman' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ɪn jʊər oʊn swiːt taɪm/
(idiom) kendi keyfine göre, acele etmeden
Örnek:
He'll finish the report in his own sweet time, so don't expect it soon.
Raporu kendi keyfine göre bitirecek, bu yüzden yakında bekleme.
/ðə taɪm ɪz raɪp/
(idiom) zamanı geldi, uygun zaman
Örnek:
After years of planning, the time is ripe for us to launch our new product.
Yıllarca süren planlamanın ardından, yeni ürünümüzü piyasaya sürmek için zamanı geldi.
/ɑn kjuː/
(idiom) tam zamanında, beklendiği gibi
Örnek:
As soon as I mentioned his name, he walked on cue into the room.
Adını anar anmaz, tam zamanında odaya girdi.
/æt jʊər kənˈviː.ni.əns/
(phrase) müsait olduğunuzda, uygun olduğunuzda
Örnek:
Please call me back at your convenience.
Lütfen müsait olduğunuzda beni arayın.
/ɑn ðə dɑt/
(idiom) tam zamanında, dakikası dakikasına
Örnek:
The train arrived at 10:00 AM on the dot.
Tren sabah 10:00'da tam zamanında geldi.
/ˈʌndər ðə waɪər/
(idiom) tam zamanında, son anda
Örnek:
We finished the project just under the wire.
Projeyi tam zamanında bitirdik.