Zaman İçinde Geç veya Erken Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Zaman' içinde 'Geç veya Erken' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /leɪt ɪn ðə deɪ/
(idiom) çok geç, iş işten geçtikten sonra
Örnek:
The decision to change the strategy came late in the day, after most of the damage was done.
Stratejiyi değiştirme kararı, çoğu hasar verildikten sonra çok geç geldi.
/laɪt jɪrz əˈweɪ/
(idiom) ışık yılları uzakta, çok uzak
Örnek:
Their technology is light years away from ours.
Teknolojileri bizimkinden ışık yılları uzakta.
/æt ðə kræk əv dɔn/
(idiom) şafak sökerken, sabahın çok erken saatlerinde
Örnek:
We had to leave at the crack of dawn to catch our flight.
Uçağımıza yetişmek için şafak sökerken yola çıkmak zorunda kaldık.
/braɪt ænd ˈɜrli/
(idiom) sabahın erken saatlerinde, gün ağarırken
Örnek:
We have to leave bright and early tomorrow for our road trip.
Yolculuğumuz için yarın sabahın erken saatlerinde yola çıkmalıyız.
/fɜrst laɪt/
(noun) şafak, gün ağarması
Örnek:
We'll set off at first light to avoid the traffic.
Trafiği önlemek için şafak vakti yola çıkacağız.
/æt jʊər ˈɜrliɪst kənˈviːniəns/
(phrase) en kısa sürede, ilk fırsatta
Örnek:
Please reply to this email at your earliest convenience.
Lütfen bu e-postaya en kısa sürede yanıt verin.
/əˈbaʊt taɪm/
(idiom) zamanı gelmişti, nihayet
Örnek:
It's about time you cleaned your room!
Odanı temizlemenin zamanı geldi!
/ðə ɪˈlɛvənθ ˈaʊər/
(idiom) son anda, son dakikada
Örnek:
They made a decision at the eleventh hour.
Son anda bir karar verdiler.
/smɔl ˈaʊərz/
(phrase) sabahın erken saatleri, şafak vakti
Örnek:
We stayed up talking until the small hours.
Sabahın erken saatlerine kadar konuşarak oturduk.
/ðə ˈlæst ˈmɪnɪt/
(phrase) son dakika, son anda
Örnek:
He always leaves his homework until the last minute.
Ödevini her zaman son dakikaya bırakır.