İlişki İçinde Saf aşk Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'İlişki' içinde 'Saf aşk' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /θɪŋk ðə wɜːrld əv/
(idiom) çok sevmek, çok değer vermek
Örnek:
My grandmother used to think the world of me.
Büyükannem beni çok severdi.
/pʊt ˈsʌm.wʌn ɑn ə ˈpɛd.ə.stəl/
(idiom) birini bir kaideye oturtmak, birini idealize etmek
Örnek:
It's not healthy to put someone on a pedestal; everyone has flaws.
Birini bir kaideye oturtmak sağlıklı değildir; herkesin kusurları vardır.
/ˈʌðər hæf/
(idiom) diğer yarım, eş
Örnek:
I'm going to the party with my other half.
Partiye diğer yarımla gidiyorum.
/ˈmɪs.tər raɪt/
(noun) doğru adam, ideal eş
Örnek:
She's still waiting to find her Mr. Right.
Hala doğru adamı bulmayı bekliyor.
/ðə laɪt əv ˈsʌmˌbɑdiz laɪf/
(idiom) birinin hayatının ışığı
Örnek:
His granddaughter is the light of his life.
Torunu hayatının ışığı.
/ˈoʊnli hæv aɪz fɔːr/
(idiom) sadece onu görmek, sadece ona ilgi duymak
Örnek:
Ever since they met, he's only had eyes for her.
Tanıştıklarından beri, o sadece onu görüyor.
/bi meɪd fɔr iʧ ˈʌðər/
(idiom) birbirleri için yaratılmış olmak, birbirine çok yakışmak
Örnek:
They finish each other's sentences; they truly were made for each other.
Birbirlerinin cümlelerini tamamlarlar; gerçekten birbirleri için yaratılmışlar.
/ˌhed oʊvər ˈhiːlz/
(idiom) delicesine aşık, sırılsıklam aşık, tamamen
Örnek:
He fell head over heels in love with her the moment they met.
Onunla tanıştığı anda delicesine aşık oldu.
/hæv ə sɑft spɑt fɔr/
(idiom) bir zaafı olmak, çok sevmek
Örnek:
I've always had a soft spot for stray animals.
Sokak hayvanlarına karşı her zaman bir zaafım olmuştur.