Kesinlik ve Yetenek İçinde İnanılmaz Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kesinlik ve Yetenek' içinde 'İnanılmaz' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /nɑt bɪˈliːv jʊər aɪz/
(idiom) gözlerine inanamamak
Örnek:
When I saw the famous actor walking down my street, I could not believe my eyes.
Ünlü oyuncuyu sokağımda yürürken gördüğümde gözlerime inanamadım.
/ˈdʌb.əl teɪk/
(noun) iki kez bakma, gecikmeli tepki
Örnek:
I did a double take when I saw my old teacher working at the coffee shop.
Eski öğretmenimi kahve dükkanında çalışırken görünce iki kez baktım.
/bi lɔst fɔr wɜrdz/
(idiom) sözsüz kalmak, nutku tutulmak
Örnek:
When she saw the surprise party, she was completely lost for words.
Sürpriz partiyi görünce tamamen sözsüz kaldı.
/reɪz jʊər ˈaɪˌbraʊz/
(idiom) kaşlarını kaldırmak, şaşkınlık veya onaylamama göstermek
Örnek:
She couldn't help but raise her eyebrows at his outrageous suggestion.
Onun çirkin önerisine kaşlarını kaldırmaktan kendini alamadı.
/ə boʊlt frəm ðə bluː/
(idiom) mavi bir cıvata gibi, beklenmedik bir olay
Örnek:
The news of his resignation came as a bolt from the blue.
İstifa haberi mavi bir cıvata gibi geldi.
/stɑp dɛd ɪn jʊər træks/
(idiom) olduğu yerde durmak, donup kalmak
Örnek:
The sudden loud noise made him stop dead in his tracks.
Ani yüksek ses onu olduğu yerde durdurdu.