Kesinlik ve Yetenek İçinde Fizibilite Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kesinlik ve Yetenek' içinde 'Fizibilite' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /tɛn tu wʌn/
(idiom) büyük ihtimalle, neredeyse kesinlikle
Örnek:
Ten to one, he'll be late as usual.
Ona bir, her zamanki gibi geç kalacak.
/ðə skaɪ ɪz ðə ˈlɪmɪt/
(idiom) sınır yok, imkanlar sınırsız
Örnek:
With your talent and dedication, the sky is the limit for your career.
Yeteneklerin ve adanmışlığınla kariyerin için sınır yok.
/kʌm jʊər weɪ/
(idiom) karşına çıkmak, sana teklif edilmek
Örnek:
I hope a good opportunity will come your way soon.
Umarım yakında iyi bir fırsat karşına çıkar.
/ɪf wɜrst kʌmz tu wɜrst/
(idiom) en kötü ihtimalle, işler kötüye giderse
Örnek:
If worst comes to worst, we can always stay at a hotel.
En kötü ihtimalle, her zaman bir otelde kalabiliriz.
/wen pʊʃ kʌmz tə ʃʌv/
(idiom) iş ciddiye binince, gerçekten önemli olunca
Örnek:
When push comes to shove, he's always there for his family.
İş ciddiye binince, her zaman ailesinin yanındadır.
/stænd ə tʃæns/
(idiom) şansı olmak, başarı şansı olmak
Örnek:
Do you think we stand a chance against such a strong opponent?
Bu kadar güçlü bir rakibe karşı şansımız olduğunu düşünüyor musun?
/ɑn ˈpeɪpər/
(idiom) kağıt üzerinde, teorik olarak
Örnek:
The plan looks good on paper, but I'm not sure it will work in practice.
Plan kağıt üzerinde iyi görünüyor, ancak pratikte işe yarayacağından emin değilim.
/ə klaʊd ɑn ðə ˈhaɪ.rɪ.zən/
(idiom) ufukta bir bulut, potansiyel bir sorun
Örnek:
Despite the current success, there's a cloud on the horizon regarding the company's future funding.
Mevcut başarıya rağmen, şirketin gelecekteki finansmanı konusunda ufukta bir bulut var.