Kesinlik ve Yetenek İçinde Beklenen Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Kesinlik ve Yetenek' içinde 'Beklenen' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /nɑt pʊt ɪt pæst ˈsʌmˌwʌn/
(idiom) şaşırmamak, yapabileceğine inanmak
Örnek:
I wouldn't put it past him to lie to get what he wants.
İstediğini elde etmek için yalan söylemesi beni şaşırtmaz.
/kʌt ðə ˈmʌstərd/
(idiom) beklentileri karşılamak, yeterli olmak
Örnek:
He tried his best, but he just couldn't cut the mustard for the professional team.
Elinden geleni yaptı ama profesyonel takım için yeterli olamadı.
/meɪk ðə ɡreɪd/
(idiom) başarılı olmak, yeterli olmak, gereken standardı karşılamak
Örnek:
He worked hard to make the grade and get into a top university.
En iyi üniversiteye girmek için başarılı olmak için çok çalıştı.
/pɑr fɔr ðə kɔrs/
(idiom) olağan, beklenen, normal
Örnek:
Long hours are par for the course in this industry.
Uzun çalışma saatleri bu sektörde olağan bir durumdur.
/kʌm ʌp wɪð ðə ɡʊdz/
(idiom) bekleneni vermek, sözünü tutmak
Örnek:
We were worried about the new team, but they really came up with the goods on this project.
Yeni ekip hakkında endişeliydik ama bu projede gerçekten bekleneni verdiler.