Bileşik edatlar İçinde İstisnalar ve Hariç Tutmalar Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Bileşik edatlar' içinde 'İstisnalar ve Hariç Tutmalar' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /əˈsaɪd frʌm/
(phrase) dışında, haricinde
Örnek:
Aside from the occasional headache, she felt fine.
Ara sıra baş ağrısı dışında kendini iyi hissediyordu.
/ɪn ˈluː ʌv/
(phrase) yerine, karşılığında
Örnek:
He received a cash payment in lieu of the promised bonus.
Söz verilen ikramiye yerine nakit ödeme aldı.
/ɪn pleɪs ʌv/
(phrase) yerine, makamına
Örnek:
She used honey in place of sugar in the recipe.
Tarifte şeker yerine bal kullandı.
/ɪnˈsted ʌv/
(preposition) yerine
Örnek:
We decided to go to the park instead of the cinema.
Sinemaya gitmek yerine parka gitmeye karar verdik.
/ˌaʊtˈsaɪd əv/
(preposition) dışında, haricinde
Örnek:
Outside of work, he enjoys hiking and fishing.
İş dışında, yürüyüş yapmaktan ve balık tutmaktan hoşlanır.
/rɪˈɡɑːrdləs ʌv/
(phrase) rağmen, bakılmaksızın
Örnek:
She decided to go out, regardless of the rain.
Yağmura rağmen dışarı çıkmaya karar verdi.
/wɪθ ði ɪkˈsep.ʃən əv/
(phrase) hariç, dışında
Örnek:
All the students passed the exam, with the exception of John.
Tüm öğrenciler sınavı geçti, John hariç.
/əˈpɑːrt frʌm/
(phrase) dışında, haricinde
Örnek:
Apart from the occasional headache, I feel fine.
Arada bir baş ağrısı dışında, iyiyim.