Bileşik edatlar İçinde Dernekler ve Uyumluluk Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Bileşik edatlar' içinde 'Dernekler ve Uyumluluk' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /æz pər/
(phrase) göre, uyarınca
Örnek:
The report was completed as per your instructions.
Rapor talimatlarınız doğrultusunda tamamlandı.
/æt ðə ɪkˈspens ʌv/
(phrase) pahasına, zararına
Örnek:
He pursued his career at the expense of his family life.
Kariyerini aile hayatını feda ederek sürdürdü.
/ɪn ˌkɑmbɪˈneɪʃən wɪθ/
(phrase) ile birlikte, ile kombinasyon halinde
Örnek:
The new policy will be implemented in combination with existing regulations.
Yeni politika, mevcut düzenlemelerle birlikte uygulanacaktır.
/ɪn ˈkɑnsərt wɪð/
(phrase) ile işbirliği içinde, ile birlikte
Örnek:
The police worked in concert with the FBI to solve the case.
Polis, davayı çözmek için FBI ile işbirliği içinde çalıştı.
/ɪn kənˈdʒʌŋk.ʃən wɪθ/
(phrase) ile birlikte, ile işbirliği içinde
Örnek:
The software works in conjunction with the hardware.
Yazılım donanımla birlikte çalışır.
/ɪn kəˈnek.ʃən wɪθ/
(phrase) ile ilgili olarak, hakkında
Örnek:
The police are investigating the incident in connection with a recent robbery.
Polis, olayı yakın zamanda yaşanan bir soygunla ilişkili olarak soruşturuyor.
/ɪn ˈkiːpɪŋ wɪθ/
(phrase) uyumlu olarak, uygun olarak
Örnek:
His actions were in keeping with his promises.
Eylemleri sözleriyle uyumluydu.
/təˈɡeðər wɪð/
(phrase) ile birlikte, yanı sıra
Örnek:
She bought a new dress together with matching shoes.
Yeni bir elbise ile birlikte uyumlu ayakkabılar aldı.