Avatar of Vocabulary Set Rastgele Eylem (Çalıştır)

'Ödeme-Çalışma-Mola' ve Daha Fazlası ile Sabit İfadeler İçinde Rastgele Eylem (Çalıştır) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Ödeme-Çalışma-Mola' ve Daha Fazlası ile Sabit İfadeler' içinde 'Rastgele Eylem (Çalıştır)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

run a temperature

/rʌn ə ˈtɛm.pər.ə.tʃər/

(phrase) ateşi olmak, ateşlenmek

Örnek:

The child started to run a temperature after feeling unwell all day.
Çocuk bütün gün kendini kötü hissettikten sonra ateşlenmeye başladı.

run amok

/rʌn əˈmʌk/

(idiom) kontrolden çıkmak, çıldırmak, delirmek

Örnek:

The crowd started to run amok after the concert ended.
Konser bittikten sonra kalabalık kontrolden çıktı.

run dry

/rʌn draɪ/

(idiom) kurumak, tükenmek

Örnek:

Our water supply has run dry.
Su kaynağımız kurudu.

run an errand

/rʌn ən ˈer.ənd/

(phrase) bir iş halletmek, ayak işi yapmak

Örnek:

I need to run an errand to the grocery store.
Bakkala bir iş halletmem gerekiyor.

run wild

/rʌn waɪld/

(idiom) başıboş kalmak, kontrolden çıkmak, serbestçe büyümek

Örnek:

The children were allowed to run wild in the park.
Çocukların parkta serbestçe koşmasına izin verildi.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren