'Make- Take- Have' ile sabit ifadeler İçinde Fiziksel Eylem (Al) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Make- Take- Have' ile sabit ifadeler' içinde 'Fiziksel Eylem (Al)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /teɪk ˈæk.ʃən/
(phrase) harekete geçmek, önlem almak
Örnek:
It's time to take action against climate change.
İklim değişikliğine karşı harekete geçme zamanı.
/teɪk ə bæθ/
(phrase) banyo yapmak, yıkanmak
Örnek:
I like to take a bath before bed.
Yatmadan önce banyo yapmayı severim.
/teɪk ə baʊ/
(idiom) selam vermek, eğilmek, takdir görmek
Örnek:
After his amazing performance, the singer came out to take a bow.
Muhteşem performansından sonra şarkıcı selam vermek için dışarı çıktı.
/teɪk ə lʊk/
(phrase) göz atmak, incelemek
Örnek:
Can you take a look at this report for me?
Bu rapora bir göz atabilir misin?
/teɪk ə ˈʃaʊ.ər/
(phrase) duş almak, duş yapmak
Örnek:
I need to take a shower after my workout.
Antrenmandan sonra duş almam gerekiyor.
/teɪk ə wɔːk/
(phrase) yürüyüş yapmak, gezintiye çıkmak, defolmak
Örnek:
Let's take a walk in the park.
Parkta yürüyüş yapalım.
/teɪk ə ˈsaɪd.swaɪp æt/
(idiom) üstü kapalı gönderme yapmak, dolaylı eleştirmek
Örnek:
During the debate, the candidate couldn't resist to take a sideswipe at his opponent's past policies.
Tartışma sırasında aday, rakibinin geçmiş politikalarına üstü kapalı bir gönderme yapmaktan kendini alamadı.
/teɪk ə tɜrn/
(phrase) tur atmak, gezintiye çıkmak, dönmek
Örnek:
Let's take a turn around the park.
Parkta bir tur atalım.