Avatar of Vocabulary Set Somut Olmayanları Verin

'Ver-Tut-Gel' ile Sabit İfadeler İçinde Somut Olmayanları Verin Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

''Ver-Tut-Gel' ile Sabit İfadeler' içinde 'Somut Olmayanları Verin' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

give someone a chance

/ɡɪv ˌsʌm.wʌn ə ˈtʃæns/

(phrase) birine şans vermek

Örnek:

Please give him a chance; he's really trying his best.
Lütfen ona bir şans ver; gerçekten elinden gelenin en iyisini yapıyor.

give someone notice

/ɡɪv ˈsʌm.wʌn ˈnoʊ.tɪs/

(phrase) bildirimde bulunmak, haber vermek

Örnek:

The landlord decided to give them notice to vacate the apartment by the end of the month.
Ev sahibi, ay sonuna kadar daireyi boşaltmaları için onlara bildirimde bulunmaya karar verdi.

give something a go

/ɡɪv ˌsʌmθɪŋ ə ˈɡoʊ/

(idiom) denemek, bir şans vermek

Örnek:

I've never tried rock climbing before, but I'm willing to give it a go.
Daha önce hiç kaya tırmanışı yapmadım ama denemeye hazırım.

give way

/ɡɪv weɪ/

(phrasal verb) çökmek, yıkılmak, pes etmek

Örnek:

The old bridge might give way under the heavy load.
Eski köprü ağır yük altında çökebilir.

give rise to

/ɡɪv raɪz tuː/

(phrase) yol açmak, neden olmak, sebep olmak

Örnek:

The new policy is expected to give rise to many opportunities.
Yeni politikanın birçok fırsata yol açması bekleniyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren