'Yap- Ayarla- Git' ile sabit ifadeler İçinde Öğrenme, Eylem veya Etkinlik (Yap) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Yap- Ayarla- Git' ile sabit ifadeler' içinde 'Öğrenme, Eylem veya Etkinlik (Yap)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /duː ə kɔːrs/
(phrase) kurs yapmak, eğitim almak
Örnek:
She decided to do a course in graphic design.
Grafik tasarım kursu yapmaya karar verdi.
/duː ə diːl/
(phrase) anlaşma yapmak, iş yapmak
Örnek:
We managed to do a deal with the supplier for a lower price.
Tedarikçiyle daha düşük bir fiyata anlaşma yapmayı başardık.
/duː ˈdæm.ɪdʒ tuː/
(phrase) zarar vermek, hasar vermek
Örnek:
The storm will do damage to the crops.
Fırtına ekinlere zarar verecek.
/duː hɑːrm/
(phrase) zarar vermek, incitmek
Örnek:
His careless words might do harm to their relationship.
Dikkatsiz sözleri ilişkilerine zarar verebilir.
/duː ˈdʒʌstɪs tuː/
(idiom) hakkını vermek, adaletini sağlamak
Örnek:
The photograph doesn't do justice to her beauty.
Fotoğraf onun güzelliğine hakkını vermiyor.
/duː ˈsʌm.wʌn ə ˈfeɪ.vər/
(idiom) iyilik yapmak, lütfetmek
Örnek:
Could you do me a favor and pick up my mail?
Bana bir iyilik yapıp postamı alır mısın?
/duː ðə mæθ/
(idiom) hesaplamak, matematiğini yapmak
Örnek:
If you work 60 hours a week at that pay, do the math – you're barely making minimum wage.
Haftada 60 saat o maaşla çalışırsan, hesapla – asgari ücreti bile zor kazanıyorsun.