'Be-Place-Put' ve Diğerleri ile Sabit İfadeler İçinde Koşul veya Durum (Al) Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
''Be-Place-Put' ve Diğerleri ile Sabit İfadeler' içinde 'Koşul veya Durum (Al)' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ɡet ˈsʌm.wʌn ˌɪn.tə ˈtrʌb.əl/
(idiom) birini başını belaya sokmak, birini zora sokmak
Örnek:
His lies always get him into trouble.
Yalanları onu her zaman başını belaya sokar.
/ɡet ˈmer.id/
(verb) evlenmek, nikahlanmak
Örnek:
They decided to get married next spring.
Gelecek bahar evlenmeye karar verdiler.
/ɡet ˈstɑːrtɪd/
(phrasal verb) başlamak, girişmek
Örnek:
Let's get started on the project right away.
Hemen projeye başlayalım.
/ɡet ˈsʌmθɪŋ streɪt/
(idiom) bir şeyi açıklığa kavuşturmak, bir şeyi doğru anlamak
Örnek:
Let's get something straight: I'm in charge here.
Bir şeyi açıklığa kavuşturalım: Burada ben sorumluyum.
/ɡet ˈen.i.wer/
(phrase) bir yere varmak, ilerleme kaydetmek
Örnek:
I've been working on this problem all day, but I can't seem to get anywhere.
Bütün gün bu sorun üzerinde çalışıyorum ama hiçbir yere varamıyorum.
/ɡet ˈnoʊ.wer/
(idiom) hiçbir yere varamamak, ilerleme kaydedememek
Örnek:
We've been discussing this for an hour and we're still getting nowhere.
Bir saattir bunu tartışıyoruz ve hala hiçbir yere varamıyoruz.