Oxford 3000 - B2 İçinde B2 - N Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - B2' içinde 'B2 - N Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈner.oʊ/
(adjective) dar, sınırlı;
(verb) daraltmak, azaltmak
Örnek:
The road became very narrow as we approached the village.
Köye yaklaştıkça yol çok daraldı.
/ˈnæʃ.ən.əl/
(adjective) ulusal, milli;
(noun) vatandaş, uyruk
Örnek:
The team won the national championship.
Takım ulusal şampiyonluğu kazandı.
/niːt/
(adjective) düzenli, temiz, sek
Örnek:
Her desk is always very neat and organized.
Masası her zaman çok düzenli ve organize.
/ˈneɡ.ə.t̬ɪv/
(adjective) olumsuz, negatif, zararlı;
(noun) olumsuzluk, reddetme, negatif
Örnek:
She gave a negative answer to the proposal.
Teklife olumsuz yanıt verdi.
/nɝːv/
(noun) sinir, cesaret, cüret;
(verb) cesaret vermek, güçlendirmek
Örnek:
The doctor tested his reflexes to check his nerves.
Doktor, sinirlerini kontrol etmek için reflekslerini test etti.
/ˌnev.ɚ.ðəˈles/
(adverb) yine de, bununla birlikte
Örnek:
It was a difficult task; nevertheless, she managed to complete it on time.
Zor bir görevdi; yine de, zamanında tamamlamayı başardı.
/ˈnaɪt.mer/
(noun) kabus, korkunç deneyim
Örnek:
I woke up in a cold sweat after having a terrible nightmare.
Korkunç bir kabus gördükten sonra soğuk terler içinde uyandım.
/ˈnoʊ.ʃən/
(noun) fikir, kavram, düşünce
Örnek:
He had a strange notion that the world was flat.
Dünyanın düz olduğuna dair tuhaf bir fikri vardı.
/ˈnuː.mə.rəs/
(adjective) sayısız, çok sayıda
Örnek:
There were numerous complaints about the new policy.
Yeni politika hakkında çok sayıda şikayet vardı.