Oxford 3000 - B1 İçinde B1 - V Harfi Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Oxford 3000 - B1' içinde 'B1 - V Harfi' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈvæl.jə.bəl/
(adjective) değerli, kıymetli, faydalı
Örnek:
The antique vase is extremely valuable.
Antika vazo son derece değerli.
/ˈvæl.juː/
(noun) değer, önem, fiyat;
(verb) değer biçmek, kıymetini belirlemek, değer vermek
Örnek:
The true value of friendship cannot be measured.
Dostluğun gerçek değeri ölçülemez.
/ˈver.i.əs/
(adjective) çeşitli, farklı, muhtelif
Örnek:
There are various reasons for his decision.
Kararının çeşitli nedenleri var.
/ˈvɝː.ʒən/
(noun) versiyon, sürüm, anlatım
Örnek:
This is the latest version of the software.
Bu, yazılımın en son sürümüdür.
/ˈvɪk.təm/
(noun) kurban, mağdur, aldatılan kişi
Örnek:
The police are investigating the murder of a young victim.
Polis genç bir kurbanın cinayetini araştırıyor.
/vjuː/
(noun) manzara, görünüm, görüş;
(verb) görmek, izlemek, değerlendirmek
Örnek:
The hotel room had a stunning view of the ocean.
Otel odası okyanusun muhteşem bir manzarasına sahipti.
/ˈvjuː.ɚ/
(noun) izleyici, seyirci
Örnek:
The art exhibition attracted many viewers.
Sanat sergisi birçok izleyici çekti.
/ˈvaɪə.lənt/
(adjective) şiddetli, acımasız, yoğun
Örnek:
The protest turned violent, with clashes between demonstrators and police.
Protesto şiddetli hale geldi, göstericiler ve polis arasında çatışmalar yaşandı.
/ˌvɑː.lənˈtɪr/
(noun) gönüllü;
(verb) gönüllü olmak, teklif etmek
Örnek:
Many volunteers helped clean up the park.
Birçok gönüllü parkı temizlemeye yardım etti.
/voʊt/
(noun) oy, oylama;
(verb) oy kullanmak, seçmek
Örnek:
Every citizen has the right to cast a vote in the election.
Her vatandaşın seçimde bir oy kullanma hakkı vardır.