C2 Seviyesi İçinde Ölçüm Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'C2 Seviyesi' içinde 'Ölçüm' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /foʊˈtɑː.m.ə.tri/
(noun) fotometri
Örnek:
Astronomers use photometry to determine the brightness of stars.
Gökbilimciler yıldızların parlaklığını belirlemek için fotometri kullanır.
/ælˈtɪm.ə.t̬ɚ/
(noun) altimetre, yükseklik ölçer
Örnek:
The pilot checked the altimeter before takeoff.
Pilot kalkıştan önce altimetreyi kontrol etti.
/ˌæn.əˈmɑː.mə.t̬ɚ/
(noun) anemometre, rüzgar ölçer
Örnek:
The meteorologist used an anemometer to record wind speeds.
Meteorolog rüzgar hızlarını kaydetmek için bir anemometre kullandı.
/ˈæm·pɪər/
(noun) amper
Örnek:
The circuit draws 5 amperes of current.
Devre 5 amper akım çekiyor.
/bəˈrɑː.mə.t̬ɚ/
(noun) barometre, gösterge, ölçüt
Örnek:
The barometer showed a sudden drop in pressure, indicating a storm was approaching.
Barometrede ani bir basınç düşüşü görüldü, bu da bir fırtınanın yaklaştığını gösteriyordu.
/ˈker.ət/
(noun) ayar
Örnek:
This ring is made of 24-karat gold, which is pure gold.
Bu yüzük 24 ayar altından yapılmıştır, ki bu saf altındır.
/pəˈrɪm.ə.t̬ɚ/
(noun) çevre, sınır
Örnek:
The perimeter of the square is 20 cm.
Karenin çevresi 20 cm'dir.
/hɪpˈsɑːmɪtri/
(noun) hipsometri, yükseklik ölçümü
Örnek:
Geographers use hypsometry to study the distribution of land elevations.
Coğrafyacılar, arazi yüksekliklerinin dağılımını incelemek için hipsometri kullanır.
/spekˈtrɑː.mə.tri/
(noun) spektrometri
Örnek:
Mass spectrometry is used to identify unknown compounds.
Kütle spektrometrisi bilinmeyen bileşikleri tanımlamak için kullanılır.
/ˈvoʊltˌmiː.t̬ɚ/
(noun) voltmetre
Örnek:
The technician used a voltmeter to check the battery's voltage.
Teknisyen, pilin voltajını kontrol etmek için bir voltmetre kullandı.
/məˈnɑː.mə.t̬ɚ/
(noun) manometre, basınç ölçer
Örnek:
The technician used a manometer to check the gas pressure in the pipeline.
Teknisyen, boru hattındaki gaz basıncını kontrol etmek için bir manometre kullandı.
/məˈtrɑː.lə.dʒi/
(noun) metroloji, ölçüm bilimi
Örnek:
Metrology plays a crucial role in quality control for manufacturing.
Metroloji, üretimde kalite kontrolünde kritik bir rol oynar.