Avatar of Vocabulary Set Tıp Biliminin Genel Dalları

Tıp Bilimi İçinde Tıp Biliminin Genel Dalları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Tıp Bilimi' içinde 'Tıp Biliminin Genel Dalları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

anatomy

/əˈnæt̬.ə.mi/

(noun) anatomi, vücut yapısı, analiz

Örnek:

She is studying human anatomy at university.
Üniversitede insan anatomisi okuyor.

anesthesiology

/ˌæn.əsˌθiː.ziˈɑː.lə.dʒi/

(noun) anesteziyoloji

Örnek:

She decided to specialize in anesthesiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra anesteziyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

biomedicine

/ˌbaɪ.oʊˈmed.ɪ.sɪn/

(noun) biyomedisin

Örnek:

Advances in biomedicine have led to new treatments for many diseases.
Biyomedisindeki gelişmeler birçok hastalık için yeni tedavilere yol açtı.

dermatology

/ˌdɝː.məˈtɑː.lə-/

(noun) dermatoloji, cilt bilimi

Örnek:

She decided to specialize in dermatology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra dermatoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

venereology

/vəˌnɪr.iˈɑː.lə.dʒi/

(noun) veneroloji

Örnek:

The clinic specializes in venereology, offering comprehensive care for STIs.
Klinik, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar için kapsamlı bakım sunan veneroloji alanında uzmanlaşmıştır.

serology

/sɪˈrɑː.lə.dʒi/

(noun) seroloji

Örnek:

The doctor ordered a serology test to check for antibodies.
Doktor antikorları kontrol etmek için bir seroloji testi istedi.

pathology

/pəˈθɑː.lə.dʒi/

(noun) patoloji, hastalık seyri, sapma

Örnek:

He is studying pathology at the university.
Üniversitede patoloji okuyor.

osteology

/ˌɑːs.tiˈɑː.lə.dʒi/

(noun) osteoloji, kemik bilimi

Örnek:

Forensic anthropologists often specialize in osteology to identify human remains.
Adli antropologlar, insan kalıntılarını teşhis etmek için genellikle osteoloji konusunda uzmanlaşırlar.

orthotics

/ɔːrˈθɑː.t̬ɪks/

(noun) ortotik, ortopedi

Örnek:

He specializes in orthotics and prosthetics.
Ortotik ve protez konusunda uzmandır.

midwifery

/ˌmɪdˈwɪf.ɚ.i/

(noun) ebelik

Örnek:

She decided to pursue a career in midwifery after witnessing a home birth.
Evde doğuma tanık olduktan sonra ebelik kariyerine devam etmeye karar verdi.

virology

/vaɪˈrɑː.lə.dʒi/

(noun) viroloji

Örnek:

She specialized in virology during her postgraduate studies.
Lisansüstü eğitimi sırasında viroloji alanında uzmanlaştı.

podiatry

/pəˈdaɪ.ə.tri/

(noun) podiatri, ayak hastalıkları tedavisi

Örnek:

She decided to study podiatry after experiencing foot pain.
Ayak ağrısı yaşadıktan sonra podiatri okumaya karar verdi.

radiology

/ˌreɪ.diˈɑː.lə.dʒi/

(noun) radyoloji

Örnek:

She decided to specialize in radiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra radyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

pharmacology

/ˌfɑːr.məˈkɑː.lə.dʒi/

(noun) farmakoloji

Örnek:

She is studying pharmacology at university.
Üniversitede farmakoloji okuyor.

pediatrics

/ˌpiː.diːˈæt.rɪks/

(noun) pediatri, çocuk hastalıkları

Örnek:

She decided to specialize in pediatrics after medical school.
Tıp fakültesinden sonra pediatri alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

orthopedics

/ˌɔːr.θəˈpiː.dɪks/

(noun) ortopedi

Örnek:

She decided to specialize in orthopedics after her sports injury.
Spor sakatlığından sonra ortopedi alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

nutrition

/nuːˈtrɪʃ.ən/

(noun) beslenme, gıda, beslenme bilimi

Örnek:

Good nutrition is essential for a healthy life.
İyi beslenme sağlıklı bir yaşam için elzemdir.

endocrinology

/ˌen.doʊ.krɪˈnɑː.lə.dʒi/

(noun) endokrinoloji

Örnek:

She decided to specialize in endocrinology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra endokrinoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

dietetics

/ˌdaɪ.əˈtet̬.ɪks/

(noun) diyetetik, beslenme bilimi

Örnek:

She decided to pursue a career in dietetics after seeing the impact of nutrition on chronic diseases.
Beslenmenin kronik hastalıklar üzerindeki etkisini gördükten sonra diyetetik alanında kariyer yapmaya karar verdi.

geriatrics

/ˌdʒer.iˈæt.rɪks/

(noun) geriatri, yaşlılık bilimi

Örnek:

She decided to specialize in geriatrics after working with elderly patients.
Yaşlı hastalarla çalıştıktan sonra geriatri alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

gerontology

/ˌdʒer.ənˈtɑː.lə.dʒi/

(noun) gerontoloji

Örnek:

She decided to specialize in gerontology after seeing her grandparents age.
Büyükanne ve büyükbabasının yaşlandığını gördükten sonra gerontoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

internal medicine

/ɪnˌtɜːr.nəl ˈmed.ɪ.sɪn/

(noun) dahiliye, iç hastalıkları

Örnek:

She decided to specialize in internal medicine after medical school.
Tıp fakültesinden sonra dahiliye alanında uzmanlaşmaya karar verdi.

occupational medicine

/ˌɑː.kjəˈpeɪ.ʃən.əl ˈmed.ɪ.sɪn/

(noun) iş sağlığı ve güvenliği, işyeri hekimliği

Örnek:

She specializes in occupational medicine, focusing on worker safety.
İşçi güvenliğine odaklanarak iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzmanlaşmıştır.

toxicology

/ˌtɑːk.sɪˈkɑː.lə.dʒi/

(noun) toksikoloji

Örnek:

She is studying toxicology to understand the effects of chemicals on living organisms.
Canlı organizmalar üzerindeki kimyasal etkileri anlamak için toksikoloji okuyor.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren