Tıp Bilimi İçinde Alternatif Tıbbi Tedaviler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Tıp Bilimi' içinde 'Alternatif Tıbbi Tedaviler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈæk.jə.preʃ.ɚ/
(noun) akupresür
Örnek:
She used acupressure to relieve her headache.
Baş ağrısını gidermek için akupresür kullandı.
/ˈæk.jə.pʌŋk.tʃɚ/
(noun) akupunktur
Örnek:
She decided to try acupuncture for her chronic back pain.
Kronik sırt ağrısı için akupunktur denemeye karar verdi.
/ˌæl.ɪɡˈzæn.dər tekˈniːk/
(noun) Alexander Tekniği
Örnek:
She found relief from chronic back pain through practicing the Alexander Technique.
Kronik sırt ağrısından Alexander Tekniği'ni uygulayarak kurtuldu.
/ˌɑːl.tɝː.nə.tɪv ˈmed.ɪ.sɪn/
(noun) alternatif tıp
Örnek:
Many people are turning to alternative medicine for chronic conditions.
Birçok kişi kronik rahatsızlıklar için alternatif tıbba yöneliyor.
/ˌkaɪə.roʊˈpræk.tɪk/
(noun) kayropraktik
Örnek:
She sought chiropractic treatment for her back pain.
Sırt ağrısı için kayropraktik tedavi aradı.
/ˌkɑːmplɪˈmentəri ˈmedɪsn/
(noun) tamamlayıcı tıp
Örnek:
Many people are exploring complementary medicine options for chronic pain.
Birçok kişi kronik ağrı için tamamlayıcı tıp seçeneklerini araştırıyor.
/ˈfeɪθ ˌhiːlɪŋ/
(noun) inançla şifa, ruhani şifa
Örnek:
Many people believe in faith healing for various ailments.
Birçok insan çeşitli rahatsızlıklar için inançla şifaya inanır.
/ˈhoʊl.ɪ.zəm/
(noun) bütüncülük
Örnek:
The doctor practices holism, treating the patient's mind, body, and spirit.
Doktor, hastanın zihnini, bedenini ve ruhunu tedavi ederek bütüncülük uygular.
/ˌhoʊ.miˈɑː.pə.θi/
(noun) homeopati
Örnek:
She decided to try homeopathy for her chronic allergies.
Kronik alerjileri için homeopatiyi denemeye karar verdi.
/məˈsɑːʒ/
(noun) masaj;
(verb) masaj yapmak, manipüle etmek, çarpıtmak
Örnek:
She gave him a relaxing back massage.
Ona rahatlatıcı bir sırt masajı yaptı.
/ˌneɪ.tʃɚ.əˈpæθ.ɪk/
(adjective) naturopatik
Örnek:
She decided to visit a naturopathic doctor for her chronic fatigue.
Kronik yorgunluğu için bir naturopatik doktora gitmeye karar verdi.
/ˌneɪ.tʃəˈrɑː.pə.θi/
(noun) natüropati, doğal tıp
Örnek:
She decided to try naturopathy for her chronic fatigue.
Kronik yorgunluğu için natüropatiyi denemeye karar verdi.
/ˌɑː.stiˈɑː.pə.θi/
(noun) osteopati
Örnek:
She decided to try osteopathy for her chronic back pain.
Kronik sırt ağrısı için osteopatiyi denemeye karar verdi.
/ˌriː.flekˈsɑː.lə.dʒi/
(noun) refleksoloji
Örnek:
She found great relief from her headaches through reflexology.
Refleksoloji sayesinde baş ağrılarından büyük ölçüde kurtuldu.
/ˈreɪ.ki/
(noun) Reiki
Örnek:
She decided to try Reiki for her chronic pain.
Kronik ağrısı için Reiki'yi denemeye karar verdi.
/ʃiˈɑːt.su/
(noun) shiatsu
Örnek:
She felt much better after a shiatsu massage.
Shiatsu masajından sonra kendini çok daha iyi hissetti.
/diːˌtɑːk.sə.fəˈkeɪ.ʃən/
(noun) detoksifikasyon, zehirden arındırma, bağımlılık tedavisi
Örnek:
The body's natural detoxification system works constantly.
Vücudun doğal detoksifikasyon sistemi sürekli çalışır.
/əˌroʊ.məˈθer.ə.pi/
(noun) aromaterapi
Örnek:
She uses aromatherapy to relax after a long day.
Uzun bir günün ardından rahatlamak için aromaterapi kullanır.
/ˈɝː.bəl ˈmed.ɪ.sɪn/
(noun) bitkisel tıp, fitoterapi
Örnek:
Many cultures still rely on herbal medicine for primary healthcare.
Birçok kültür hala birincil sağlık hizmetleri için bitkisel tıbba güveniyor.