Ev ve Bahçe İçinde Zemin Kaplamaları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Ev ve Bahçe' içinde 'Zemin Kaplamaları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /rʌɡ/
(noun) halı, kilim
Örnek:
She placed a colorful rug in the center of the living room.
Oturma odasının ortasına renkli bir halı serdi.
/ˈkɑːr.pət/
(noun) halı, kilim;
(verb) halı döşemek, halı sermek
Örnek:
We bought a new carpet for the living room.
Oturma odası için yeni bir halı aldık.
/ˈkɑːr.pɪt ˌtaɪl/
(noun) halı karo, modüler halı
Örnek:
We decided to use carpet tiles for the office flooring because they are easy to replace.
Ofis zemininde halı karoları kullanmaya karar verdik çünkü değiştirmesi kolay.
/ˈpɜːr.ʒən rʌɡ/
(noun) İran halısı
Örnek:
The living room was adorned with a beautiful antique Persian rug.
Oturma odası güzel bir antika İran halısı ile süslenmişti.
/taɪl/
(noun) fayans, kiremit;
(verb) fayans döşemek, kiremit döşemek
Örnek:
We chose ceramic tiles for the bathroom floor.
Banyo zemini için seramik fayans seçtik.
/ˈdɔːr.mæt/
(noun) paspas, ezik
Örnek:
Please wipe your feet on the doormat before entering.
Lütfen içeri girmeden önce ayaklarınızı paspasa silin.
/lɪˈnoʊ.li.əm/
(noun) muşamba
Örnek:
The kitchen floor was covered with old linoleum.
Mutfak zemini eski muşamba ile kaplıydı.
/mæt/
(noun) paspas, hasır, yığın;
(verb) dolaşmak, yapışmak;
(adjective) dolaşmış, yapışmış
Örnek:
Wipe your feet on the door mat.
Ayaklarını kapı paspasına sil.
/ˈrʌn.ɚ/
(noun) koşucu, atlet, örtü
Örnek:
The marathon runner crossed the finish line.
Maraton koşucusu bitiş çizgisini geçti.
/ˈmæt̬.ɪŋ/
(noun) hasır, paspas, keçeleşme
Örnek:
The floor was covered with natural fiber matting.
Zemin doğal lifli hasır ile kaplıydı.
/ˈwel.kəm ˌmæt/
(noun) hoş geldin paspası, kapı paspası, sıcak karşılama
Örnek:
Please wipe your feet on the welcome mat before coming inside.
İçeri girmeden önce lütfen ayaklarınızı hoş geldin paspasına silin.
/pɑːrˈkeɪ/
(noun) parke;
(verb) parke döşemek
Örnek:
The old ballroom had beautiful parquet floors.
Eski balo salonunda güzel parke zeminler vardı.
/ˈbæθ mæt/
(noun) banyo paspası
Örnek:
She stepped onto the soft bath mat after her shower.
Duşundan sonra yumuşak banyo paspasına bastı.