Mimarlık ve İnşaat İçinde Sabitleme Araçları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'Sabitleme Araçları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /skruː/
(noun) vida, çevirme, döndürme;
(verb) vidalamak, sıkmak, çevirmek
Örnek:
He used a screw to fasten the two pieces of wood together.
İki tahta parçasını birbirine tutturmak için bir vida kullandı.
/boʊlt/
(noun) cıvata, sürgü, mandal;
(verb) fırlamak, kaçmak, silip süpürmek
Örnek:
He tightened the bolt with a wrench.
Anahtarla cıvatayı sıktı.
/ˈskruːˌdraɪ.vɚ/
(noun) tornavida, screwdriver (kokteyl)
Örnek:
He used a screwdriver to tighten the loose screw.
Gevşek vidayı sıkmak için bir tornavida kullandı.
/nʌt/
(noun) fındık, ceviz, somun;
(verb) kafa atmak, kafa vurmak
Örnek:
Squirrels bury nuts for the winter.
Sincaplar kış için fındık gömerler.
/ˈwɑː.ʃɚ/
(noun) çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, pul
Örnek:
The new washer has a large capacity.
Yeni çamaşır makinesi geniş bir kapasiteye sahip.
/ˈsteɪ.pəl ˌɡʌn/
(noun) zımba tabancası, tacker
Örnek:
He used a staple gun to attach the fabric to the wooden frame.
Kumaşı ahşap çerçeveye tutturmak için bir zımba tabancası kullandı.
/ˈrɪv.ɪt/
(noun) perçin;
(verb) perçinlemek, büyülemek, dikkatini çekmek
Örnek:
The old bridge was held together by thousands of steel rivets.
Eski köprü binlerce çelik perçinle bir arada tutuluyordu.