Mimarlık ve İnşaat İçinde Köprüler Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Mimarlık ve İnşaat' içinde 'Köprüler' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ˈvaɪə.dʌkt/
(noun) viyadük
Örnek:
The train crossed the old stone viaduct, offering scenic views of the valley below.
Tren eski taş viyadükten geçti ve aşağıdaki vadinin güzel manzaralarını sundu.
/ˈæk.wə.dʌkt/
(noun) su kemeri, su yolu
Örnek:
The ancient Romans built impressive aqueducts to supply water to their cities.
Antik Romalılar şehirlerine su sağlamak için etkileyici su kemerleri inşa ettiler.
/ˈdrɑː.brɪdʒ/
(noun) kaldırılabilir köprü, açılır köprü
Örnek:
The castle's drawbridge was lowered for the royal procession.
Kalenin kaldırılabilir köprüsü kraliyet alayı için indirildi.
/ˈfʊt.brɪdʒ/
(noun) yaya köprüsü, üst geçit
Örnek:
We crossed the river on a narrow footbridge.
Dar bir yaya köprüsü üzerinden nehri geçtik.
/ˈswɪŋ brɪdʒ/
(noun) döner köprü
Örnek:
The large cargo ship waited for the swing bridge to open.
Büyük kargo gemisi döner köprünün açılmasını bekledi.
/ˌriːɪnˌfɔːrst ˈkɑːŋkriːt/
(noun) betonarme
Örnek:
The bridge was constructed using reinforced concrete.
Köprü betonarme kullanılarak inşa edildi.
/ɡrɔɪn/
(noun) kasık, kemer kesişimi, tonoz kesişimi
Örnek:
He pulled a muscle in his groin while playing soccer.
Futbol oynarken kasık bölgesindeki bir kasını çekti.