Sağlık Bilimleri İçinde Tıp Uzmanlık Alanları Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Sağlık Bilimleri' içinde 'Tıp Uzmanlık Alanları' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /ænˈdrɑː.lə.dʒi/
(noun) androloji
Örnek:
He specializes in andrology, focusing on male infertility.
Erkek kısırlığına odaklanarak androloji alanında uzmanlaşmıştır.
/ˌæn.əsˌθiː.ziˈɑː.lə.dʒi/
(noun) anesteziyoloji
Örnek:
She decided to specialize in anesthesiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra anesteziyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌkɑːr.diˈɑː.lə.dʒi/
(noun) kardiyoloji
Örnek:
She decided to specialize in cardiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra kardiyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌdɝː.məˈtɑː.lə-/
(noun) dermatoloji, cilt bilimi
Örnek:
She decided to specialize in dermatology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra dermatoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌen.doʊ.krɪˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) endokrinoloji
Örnek:
She decided to specialize in endocrinology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra endokrinoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌep.ə.diːmiˈɑː.lə.dʒi/
(noun) epidemiyoloji
Örnek:
The study of epidemiology is crucial for public health.
Epidemiyoloji çalışması halk sağlığı için çok önemlidir.
/ˌɡæs.troʊˌen.t̬ərˈɑːl.ə.dʒi/
(noun) gastroenteroloji
Örnek:
She decided to specialize in gastroenterology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra gastroenteroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/-ˈkɑː.lə-/
(noun) jinekoloji
Örnek:
She decided to specialize in gynaecology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra jinekoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌhiː.məˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) hematoloji
Örnek:
She decided to specialize in hematology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra hematoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌhep.əˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) hepatoloji
Örnek:
She decided to specialize in hepatology after seeing many patients with liver diseases.
Karaciğer hastalıkları olan birçok hasta gördükten sonra hepatoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɪm.jəˈnɑː.lə.dʒi/
(noun) immünoloji
Örnek:
She is studying immunology at the university.
Üniversitede immünoloji okuyor.
/nɪˈfrɑː.lə.dʒi/
(noun) nefroloji
Örnek:
She decided to specialize in nephrology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra nefroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/nʊˈrɑː.lə.dʒi/
(noun) nöroloji
Örnek:
She decided to specialize in neurology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra nöroloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ɑːnˈkɑː.lə.dʒi/
(noun) onkoloji
Örnek:
She decided to specialize in oncology after her mother's battle with cancer.
Annesinin kanserle mücadelesinden sonra onkoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɑːf.θælˈmɑː.lə.dʒi/
(noun) oftalmoloji, göz bilimi
Örnek:
She decided to specialize in ophthalmology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra oftalmoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɔːr.θəˈpiː.dɪks/
(noun) ortopedi
Örnek:
She decided to specialize in orthopedics after her sports injury.
Spor sakatlığından sonra ortopedi alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌoʊ.t̬oʊ.raɪ.noʊ.ler.ɪŋˈɡɑː.lə.dʒi/
(noun) kulak burun boğaz, KBB
Örnek:
She decided to specialize in otorhinolaryngology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra kulak burun boğaz alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/pəˈθɑː.lə.dʒi/
(noun) patoloji, hastalık seyri, sapma
Örnek:
He is studying pathology at the university.
Üniversitede patoloji okuyor.
/prɑkˈtɑl.ə.dʒi/
(noun) proktoloji
Örnek:
He specializes in proctology, treating conditions of the lower digestive tract.
Alt sindirim sistemi rahatsızlıklarını tedavi eden proktoloji alanında uzmandır.
/saɪˈkaɪə.tri/
(noun) psikiyatri
Örnek:
She decided to specialize in psychiatry after medical school.
Tıp fakültesinden sonra psikiyatri alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌreɪ.diˈɑː.lə.dʒi/
(noun) radyoloji
Örnek:
She decided to specialize in radiology after medical school.
Tıp fakültesinden sonra radyoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌruː.məˈtɑː.lə.dʒi/
(noun) romatoloji
Örnek:
She decided to specialize in rheumatology after her grandmother was diagnosed with arthritis.
Büyükannesine artrit teşhisi konulduktan sonra romatoloji alanında uzmanlaşmaya karar verdi.
/ˌɑːb.stəˈtrɪʃ.ən/
(noun) kadın doğum uzmanı, obstetrisyen
Örnek:
My sister is seeing an obstetrician for her pregnancy.
Kız kardeşim hamileliği için bir kadın doğum uzmanına gidiyor.
/ˌpiː.di.əˈtrɪʃ.ən/
(noun) çocuk doktoru, pediatrist
Örnek:
We took our son to see the pediatrician for his annual check-up.
Oğlumuzu yıllık kontrolü için çocuk doktoruna götürdük.