Avatar of Vocabulary Set Boyut ve Alan

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 8-9) İçinde Boyut ve Alan Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 8-9)' içinde 'Boyut ve Alan' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

stately

/ˈsteɪt.li/

(adjective) görkemli, heybetli, vakur

Örnek:

The old mansion stood on the hill, a stately presence overlooking the town.
Eski konak tepede duruyordu, şehre tepeden bakan görkemli bir varlık.

imposing

/ɪmˈpoʊ.zɪŋ/

(adjective) heybetli, görkemli, etkileyici

Örnek:

The cathedral was an imposing structure.
Katedral heybetli bir yapıydı.

panoramic

/ˌpæn.əˈræm.ɪk/

(adjective) panoramik

Örnek:

The hotel room offered a panoramic view of the city skyline.
Otel odası, şehir silüetinin panoramik bir manzarasını sunuyordu.

longitudinal

/ˌlɑːn.dʒəˈtuː.dɪ.nəl/

(adjective) boyuna, uzunlamasına, boylamsal

Örnek:

The bridge has strong longitudinal beams.
Köprüde güçlü boyuna kirişler var.

commodious

/kəˈmoʊ.di.əs/

(adjective) geniş, ferah

Örnek:

The hotel offers commodious rooms with stunning views.
Otel, muhteşem manzaralı geniş odalar sunmaktadır.

sweeping

/ˈswiː.pɪŋ/

(adjective) geniş, kapsamlı, ezici

Örnek:

The car took a sweeping turn around the bend.
Araba virajı geniş bir şekilde döndü.

congested

/kənˈdʒes.tɪd/

(adjective) tıkalı, kalabalık, kanlı

Örnek:

The city streets were heavily congested during rush hour.
Şehir sokakları yoğun saatlerde çok tıkalıydı.

voluminous

/vəˈluː.mə.nəs/

(adjective) hacimli, geniş, bol

Örnek:

She wore a voluminous skirt that swirled around her ankles.
Ayak bileklerinin etrafında dönen hacimli bir etek giymişti.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren