Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7) İçinde Şekil Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 6-7)' içinde 'Şekil' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /sɪˈlɪn.drɪ.kəl/
(adjective) silindirik
Örnek:
The ancient column was perfectly cylindrical.
Antik sütun tamamen silindirikti.
/ˈsfɪr.ɪ.kəl/
(adjective) küresel, yuvarlak
Örnek:
The Earth is approximately spherical.
Dünya yaklaşık olarak küreseldir.
/sɪˈmet.rɪ.kəl/
(adjective) simetrik, bakışımlı
Örnek:
The butterfly's wings are perfectly symmetrical.
Kelebeğin kanatları mükemmel şekilde simetriktir.
/ˌeɪ·sɪˈme·trɪ·kəl/
(adjective) asimetrik, bakışımsız
Örnek:
The designer created an asymmetrical dress with only one sleeve.
Tasarımcı tek kollu asimetrik bir elbise yarattı.
/ˈæŋ.ɡjə.lɚ/
(adjective) köşeli, açılı, zayıf
Örnek:
The modern building had a very angular design.
Modern bina çok köşeli bir tasarıma sahipti.
/ˈkrʊk.ɪd/
(adjective) eğri, çarpık, hileli
Örnek:
The old man's back was crooked from years of labor.
Yaşlı adamın sırtı yıllarca süren çalışmaktan eğrilmişti.
/iˈlɪp.tɪ.kəl/
(adjective) elips, oval, eksiltili
Örnek:
The planet orbits the sun in an elliptical path.
Gezegen güneşi elips bir yörüngede döner.
/kɝːvd/
(adjective) kavisli, eğri;
(past participle) kavisli, eğri
Örnek:
The road has a sharp curved bend.
Yolun keskin kavisli bir virajı var.
/ˈkjuː.bɪk/
(adjective) kübik
Örnek:
The room was a perfect cubic shape.
Oda mükemmel bir kübik şekle sahipti.
/sem.iˈsɝː.kjə.lɚ/
(adjective) yarım daire şeklinde
Örnek:
The guests sat in a semicircular arrangement around the stage.
Konuklar sahnenin etrafında yarım daire şeklinde oturdular.
/ˈspaɪr.əl/
(noun) sarmal, helezon, düşüş;
(verb) sarmal çizmek, helezon çizmek, kötüleşmek;
(adjective) sarmal, helezonik
Örnek:
The staircase wound upwards in a graceful spiral.
Merdiven zarif bir sarmal şeklinde yukarı doğru kıvrılıyordu.
/ˈlɪn.i.ɚ/
(adjective) doğrusal, çizgisel, sıralı
Örnek:
The road follows a linear path through the valley.
Yol, vadi boyunca doğrusal bir yolu takip eder.