Avatar of Vocabulary Set Sağlık

Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5) İçinde Sağlık Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'Genel IELTS Kelime Bilgisi (Band 5)' içinde 'Sağlık' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

health

/helθ/

(noun) sağlık, sağlık durumu, fiziksel durum

Örnek:

Good health is essential for a happy life.
İyi sağlık, mutlu bir yaşam için esastır.

nutrition

/nuːˈtrɪʃ.ən/

(noun) beslenme, gıda, beslenme bilimi

Örnek:

Good nutrition is essential for a healthy life.
İyi beslenme sağlıklı bir yaşam için elzemdir.

diet

/ˈdaɪ.ət/

(noun) diyet, beslenme, rejim;

(verb) diyet yapmak, rejim yapmak

Örnek:

A healthy diet includes plenty of fruits and vegetables.
Sağlıklı bir diyet bol miktarda meyve ve sebze içerir.

recovery

/rɪˈkʌv.ɚ.i/

(noun) iyileşme, kurtarma, geri alma

Örnek:

Her recovery from the illness was slow but steady.
Hastalığından iyileşmesi yavaş ama istikrarlıydı.

lifestyle

/ˈlaɪf.staɪl/

(noun) yaşam tarzı

Örnek:

They adopted a healthy lifestyle after moving to the countryside.
Kırsal bölgeye taşındıktan sonra sağlıklı bir yaşam tarzı benimsediler.

strength

/streŋθ/

(noun) güç, kuvvet, mukavemet

Örnek:

He lifted the heavy box with surprising strength.
Ağır kutuyu şaşırtıcı bir güçle kaldırdı.

fitness

/ˈfɪt.nəs/

(noun) fitness, kondisyon, uygunluk

Örnek:

Regular exercise is essential for good fitness.
Düzenli egzersiz iyi bir kondisyon için şarttır.

wellness

/ˈwel.nəs/

(noun) sağlık, esenlik

Örnek:

She is dedicated to her personal wellness journey.
Kişisel sağlık yolculuğuna adanmıştır.

balance

/ˈbæl.əns/

(noun) denge, uyum, bakiye;

(verb) dengelemek, karşılaştırmak

Örnek:

She lost her balance and fell.
Dengesini kaybetti ve düştü.

hydration

/haɪˈdreɪ.ʃən/

(noun) hidrasyon, sulanma

Örnek:

Proper hydration is essential for healthy skin.
Doğru hidrasyon sağlıklı bir cilt için çok önemlidir.

workout

/ˈwɝː.kaʊt/

(noun) antrenman, egzersiz;

(verb) egzersiz yapmak, antrenman yapmak

Örnek:

I had a great workout at the gym today.
Bugün spor salonunda harika bir antrenman yaptım.

recover

/rɪˈkʌv.ɚ/

(verb) iyileşmek, toparlanmak, geri almak

Örnek:

It took her a long time to recover from the illness.
Hastalığından iyileşmesi uzun zaman aldı.

cure

/kjʊr/

(noun) çare, tedavi;

(verb) iyileştirmek, tedavi etmek, tütsülemek

Örnek:

Scientists are still searching for a cure for cancer.
Bilim insanları hala kansere bir çare arıyor.

heal

/hiːl/

(verb) iyileşmek, şifa vermek

Örnek:

The wound will heal quickly with proper care.
Yara uygun bakımla çabuk iyileşir.

cough

/kɑːf/

(verb) öksürmek;

(noun) öksürük

Örnek:

He started to cough uncontrollably during the meeting.
Toplantı sırasında kontrolsüzce öksürmeye başladı.

sneeze

/sniːz/

(verb) hapşırmak;

(noun) hapşırık

Örnek:

The dust made her sneeze.
Toz onu hapşırtı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren