9. Sınıf İçinde Ünite 10: Uzay Seyahati Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'9. Sınıf' içinde 'Ünite 10: Uzay Seyahati' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren(noun) irtifa, yükseklik
Örnek:
(noun) astronot
Örnek:
(noun) astronomi
Örnek:
(verb) eklemek, iliştirmek, bağlamak
Örnek:
(noun) kuyruklu yıldız
Örnek:
(noun) takımyıldız, topluluk, küme
Örnek:
(noun) keşif, buluntu, keşfedilen şey
Örnek:
(adjective) ekvatoral
Örnek:
(noun) deney, tecrübe, girişim;
(verb) deney yapmak, tecrübe etmek
Örnek:
(verb) yüzmek, batmamak, süzülmek;
(noun) şamandıra, yüzdürücü, platform
Örnek:
(noun) galaksi, çok sayıda, kalabalık
Örnek:
(noun) planör, salıncak koltuk, kayar sandalye
Örnek:
(adjective) yaşanabilir, oturulabilir
Örnek:
(noun) kara, toprak, arazi;
(verb) inmek, konmak, elde etmek
Örnek:
(verb) piyasaya sürmek, başlatmak, fırlatmak;
(noun) lansman, fırlatma
Örnek:
(noun) meteorit
Örnek:
(noun) mikrogravite, ağırlıksızlık
Örnek:
(noun) misyon, görev, amaç;
(verb) görevlendirmek, misyon vermek
Örnek:
(verb) işletmek, çalıştırmak, faaliyet göstermek
Örnek:
(noun) yörünge, etki alanı, faaliyet alanı;
(verb) yörüngede dönmek, dolaşmak
Örnek:
(noun) uzay, dış uzay
Örnek:
(noun) roket, roka;
(verb) fırlamak, hızla yükselmek
Örnek:
(noun) uydu, doğal uydu, ay;
(adjective) uydu, bağımlı
Örnek:
(noun) tüplü dalış, scuba dalışı
Örnek:
(noun) güneş sistemi
Örnek:
(noun) uzay turizmi
Örnek:
(noun) uzay aracı, uzay gemisi
Örnek:
(noun) uzay giysisi
Örnek:
(noun) uzay yürüyüşü, uzayda dış aktivite;
(verb) uzay yürüyüşü yapmak, uzayda dış aktivite yapmak
Örnek:
(noun) teleskop, uzakgörür;
(verb) iç içe geçmek, uzamak, sıkıştırmak
Örnek:
(noun) evren, kozmos, dünya
Örnek:
(noun) sıfır yerçekimi, ağırlıksızlık
Örnek: