Bileşik edatlar İçinde Miktar veya Derece Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste
'Bileşik edatlar' içinde 'Miktar veya Derece' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...
Bu kelime setini Lingoland'da öğren
Şimdi Öğren /æz mʌtʃ æz/
(phrase) kadar, aynı derecede, rağmen
Örnek:
I love you as much as I love my own life.
Seni kendi hayatımı sevdiğim kadar seviyorum.
/fɑːr frʌm/
(phrase) hiç de, uzak
Örnek:
The job was far from easy.
İş hiç de kolay değildi.
/ɪn əˈdɪʃ.ən tuː/
(phrase) ek olarak, yanı sıra
Örnek:
In addition to her full-time job, she volunteers at the animal shelter.
Tam zamanlı işinin yanı sıra, hayvan barınağında gönüllü olarak çalışıyor.
/ɪn ɪkˈses ʌv/
(phrase) fazlası, aşan
Örnek:
The company reported profits in excess of $10 million this quarter.
Şirket bu çeyrekte 10 milyon doların üzerinde kar bildirdi.
/ɑːn tɑːp ʌv/
(phrase) ek olarak, üstelik, kontrol altında
Örnek:
On top of all that, he had to work overtime.
Tüm bunların üstüne, fazla mesai yapmak zorunda kaldı.
/ˌoʊvər ənd əˈbʌv/
(phrase) ek olarak, üstelik
Örnek:
The bonus was paid over and above his regular salary.
Bonus, normal maaşının üzerine ödendi.
/æt ə ˈsneɪlz peɪs/
(idiom) salyangoz hızıyla, çok yavaş
Örnek:
The traffic was moving at a snail's pace.
Trafik salyangoz hızıyla ilerliyordu.