Avatar of Vocabulary Set A0 - Vücudum

A0 - Yeni Başlayanlar İçin Kelime Bilgisi İçinde A0 - Vücudum Kelime Seti: Tam ve Ayrıntılı Liste

'A0 - Yeni Başlayanlar İçin Kelime Bilgisi' içinde 'A0 - Vücudum' kelime seti uluslararası standart ders kitaplarından özenle seçilmiş olup kısa sürede kelime dağarcığını mastering yapmanıza yardımcı olur. Tam tanımlamalar, örnek cümleler ve standart telaffuz...

Bu kelime setini Lingoland'da öğren

Şimdi Öğren

arm

/ɑːrm/

(noun) kol, silah;

(verb) silahlandırmak

Örnek:

She held the baby in her arms.
Bebeği kollarında tuttu.

hand

/hænd/

(noun) el, el yazısı, ibre;

(verb) uzatmak, vermek

Örnek:

She waved her hand to say goodbye.
El sallayarak veda etti.

body

/ˈbɑː.di/

(noun) vücut, beden, ana kısım

Örnek:

The human body is a complex system.
İnsan vücudu karmaşık bir sistemdir.

head

/hed/

(noun) baş, başkan, lider;

(verb) gitmek, yönelmek, yönetmek;

(adjective) baş, ön

Örnek:

She nodded her head in agreement.
Onaylayarak başını salladı.

hair

/her/

(noun) saç, tüy

Örnek:

She has long, beautiful hair.
Uzun, güzel saçları var.

leg

/leɡ/

(noun) bacak, ayak, etap;

(verb) yürümek, koşmak

Örnek:

She broke her leg playing soccer.
Futbol oynarken bacağını kırdı.

face

/feɪs/

(noun) yüz, kadran, yüzey;

(verb) yüzleşmek, karşılaşmak, bakmak

Örnek:

She washed her face with cold water.
Yüzünü soğuk suyla yıkadı.

eye

/aɪ/

(noun) göz, delik;

(verb) süzmek, dikkatle bakmak

Örnek:

She has beautiful blue eyes.
Güzel mavi gözleri var.

ear

/ɪr/

(noun) kulak, başak, koçan

Örnek:

She whispered something in his ear.
Kulağına bir şeyler fısıldadı.

nose

/noʊz/

(noun) burun, ön kısım;

(verb) eşelemek, koklamak, ilerlemek

Örnek:

He wiped his nose with a tissue.
Burnunu mendille sildi.

mouth

/maʊθ/

(noun) ağız, giriş, açıklık;

(verb) söylemek, telaffuz etmek

Örnek:

He opened his mouth to speak.
Konuşmak için ağzını açtı.
Bu kelime setini Lingoland'da öğren